YAKUPOGLAN.COM > HAYAT > Hayatın İçinden > Hayatın İçinden Yazılar > Çok güzel bir hikaye herkes okusun..
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: 1   Aşağı git
  Yanıtla  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Çok güzel bir hikaye herkes okusun..  (Okunma Sayısı 66269 defa)
14 Ekim 2008, 22:06:50
aslanhan
aslanhan
Aktif Üye
**

Aldığı Alkış: 202 

Mesaj Sayısı: 392
Nerden:
Bugün belki yaşayacan son gün bunu düşün...


Offline
« :»
Bu mesajı alıntı ile cevapla

ÇOBANIN AŞKI

 
Aşıktı delikanlı. Sevgilisinin isminden başka bir şey bilmediğinden mi, konuşmaya mecali olmadığından mı bilinmez, arkadaşı anlatıyordu onun halini:
- Gözleri günlerdir uyku görmedi efendim, diyordu, yemiyor, içmiyor, işi gücü, gecesi gündüzü havası suyu o kız oldu sanki. Ne desem kar etmiyor, son bir çare diye geldik size. Halbuki sen bir garip çobansın, o padişahın kızı, davul bile dengi dengine dedim ya, dinlemiyor efendim, ama herhalde aşkın gözü kördür diye de buna diyorlar, değil mi efendim…
İhtiyar adam bu esnada gözlerini dikmiş, iskeletinin üstüne deriden bir zırh giydirilmişcesine zayıf, çelimsiz, saçı sakalına karışmış, uzaklara dalıp dalıp giden, gözlerinde aşktan gayrısı kalmayan diğer çobanı süzüyordu. Sonra bir ah çekti, yüzünü nefes almadan konuşmasını sürdüren delikanlıya çevirip tebessüm etti.
- Kolay evlat kolay, dedi, çaresizseniz çare sizsiniz. Ve tane tane anlatmaya başladı.
İki genç çobanın, çökmek üzere olan bu dağ kulübesinde dertlerine derman aradıkları ihtiyar adam, aslında padişahın bütün dertlerini paylaştığı, her meselesini danıştığı bir bilge idi. Yıllar önce padişah kendisini tanıyıp sevdiğinde bir tek şey istemişti ondan; burada yaşamaya devam edecekti ve kimsecikler bilmeyecekti kim olduğunu. O günden beri de bu kulübede yaşıyor, gelen geçene ikram edip, gül alıp gül satıyordu. Padişahın kızının aşkıyla eriyip muma dönen genç çoban ve yanındaki kadim dostu nereden bilsindi bu garip ihtiyarın padişahın gönlüne sultan olduğunu.
Aşık genç, ihtiyar adamın anlattıklarını dinledikten sonra, her şeyin bittiği anda başlayan son ümide sımsıkı sarılanların o saf ve tertemiz teslimiyetiyle:
- Sahiden bu kadar kolay mı efendim, dedi, yani o mağarada elimde tesbih , kırk gün Allah dersem sevdiğime kavuşabilir miyim, onunla evlenebilir miyim?
- Evet , dedi bilge, kırk gün o mağarada gece gündüz Allah diyeceksin, kırk gün sonra padişahın kızı senindir.
İki dost hemen yola çıktılar, aşık çobanın yüzüne kan, dizlerine derman, yüreğine yeniden can gelmişti. Arkadaşına sarılıp, elinde tespih, gönlünde aşk, yüzünde ümit çiçeklerinden örülme bir tebessüm, mağaranın yolunu tuttu. Gelir gelmez hiç vakit kaybetmeden diz çöktü, dualar etti, gözlerini kapattı, kalbini padişahın kızına bağladı, eline tesbihini aldı ve dudakları kıpırdamaya başladı: Allah, Allah, Allah…
Günler günleri padişahın kızının hayaliyle tespih taneleri gibi kovalayadursun, mağaranın yakınındaki köyleri bir söylenti çoktan sarmıştı. Herkes birbirine karşı dağdaki mağarada gece gündüz Allah diyen gençten bahsediyordu. Cami çıkışında ihtiyarlar, çeşme başında kadınlar, tarlada işçiler, top oynarken çocuklar, herkes onu konuşuyordu:
- şu karşı mağarada bir genç varmış, kendini Allah’a adamış, gece gündüz durmadan Allah diyormuş, Allah Allah …
Aşık dostunun ne halde olduğunu merak eden genç çoban, mağaraya geldiğinde üç hafta geride kalmıştı bile. Bizimkinin gözleri kapalıydı, dudaklarının da kıpırdamadığını görünce, uyuyakaldı herhalde diye düşündü. Tespih tanelerinin parmaklarının arasında dolaşmaya devam ettiğini görünce de, bu nasıl uyku diye sordu kendine. Bu sırada gözlerini açan genç adam , karşısında arkadaşını görünce, günlerdir yalnızlığıyla paylaştıklarını birbiri ardınca anlatmaya başladı: Kırk günün yarıdan fazlası geçmişti, o durmadan Allah diyordu, ama ne padişahın kızı vardı, ne bir haber, ne bir ümit kırıntısı… Acaba, diyecek oluyor, yutkunuyor, hayır diyor, tespihine bakıyor, bir kalp gibi atan sağ el işaret parmağını sabitlemeye çalışıyor, avuçlarını sıkıyor, gözleri doluyordu. Vedalaştılar. Ay ışığında dostunun gözlerine yayılan başkalık dikkatini çekmişti genç çobanın.
Aşık çoban yeniden eline tesbihini aldı, gözlerini kapattı, boynunu neye bağlayacağını bilemediği kalbine doğru büktü, dudakları kıpırdamıyordu artık, sustu gece, mağaranın duvarları sustu, tükendi her şey, hiç tükendi, an bitti, sadece bir söz kaldı: Allah…
Kırk günün dolmasına üç-beş gün kala, mağaradaki dervişin namı bütün ülkeyi sarmış, nihayet sarayın koridorlarında konuşulur olmu ştu. Meselenin aslını merak eden padişaha, bu insanların bir yerde sürekli kalmadıklarından, bulundukları mekana bereket getirdiklerinden, ne yapıp-edip bu dervişi ülkelerinde yaşamaya ikna etmeleri gerektiğinden uzun uzun bahsetti başveziri . Ne yapması gerektiğini artık bilen padişah, nasıl yapması gerektiğini bilemediği bütün zamanlarda yaptığı gibi, dağ kulübesinin yolunu tuttu. Hürmetle diz çöktü bilge ihtiyarın önünde. Derdini anlattı, derman diledi. Sarayının yanına bir saray yaptırmaktan, o dervişi veziri yapmaya, sancak-tuğ vermeye kadar saydığı her şey, bilgenin:
- Hünkarım , gönül erleri mala-mülke, makama-mansıba itibar etmezler, demesiyle son buldu.
Kaderdi bu, padişahlarla köleleri aynı eteğin önünde diz çöktürür, birinin derdini diğerine derman eyler, ikisini de aynı tebessümle bahtiyar ederdi. Güldü ihtiyar:
- Neden kerimenizin nikahını teklif etmiyorsunuz sultanım, dedi. Ã…a¿aşırma sırası padişaha gelmişti.
- Nasıl yani, diyebildi, bu şerefi bize lütfederler mi, kabul ederler mi?
Kırkıncı günün güneşi batmak üzereydi genç aşığın mağarasının üstünden… Padişah ve ihtiyar bilge en önde, arkalarında vezirler, onların arkasında halktan meraklı bir kalabalık ve en arkada da olup bitenlere bir mana vermeye çalışan aşık çobanın arkadaşı, mağaraya doğru yürümeye başladılar. Bu arada bizim aşık kendinden öylesine geçmiş, tespihiyle öylesine bir olmuştu ki, gelenler içeri girseler ve bir tesbihten başka bir şey bulamasalar şaşırmazlardı.
Padişah edepte kusur etmemeye çalışarak içeri girdi, ellerini birbirine bağladı, duyulması güç bir sesle;
- Efendim , dedi, sizi ziyarete geldik.
Yavaşça başını çevirdi aşık , sonra bütün vücuduyla döndü, gözlerinde en ufak bir şaşkınlık emaresi yoktu, sapsarı bir heykel gibiydi. Herkes heyecan içinde. Vezirler, halk, genç çoban, mağara, tespih, sessizlik, duvar… Hatta güneş bile batmaktan vazgeçmiş, kafasını mağaranın içine doğru uzatarak olan biteni görme telaşındaydı.
Padişah meramını anlattı, türlü tekliflerde bulundu. Ne saray, ne vezirlik, ne tuğ ne de sancak, hiç birinde gözü yoktu dervişin.
- Efendim , diyebildi en son, sessizce, benim bir kızım var efendim, zat-ı alinize layık değil belki, ama lütfeder nikahınıza alırsanız bizi bahtiyar edersiniz…
Kırk günlük çile nihayet bitmiş, olmaz denilen olmuştu. İşte aşık maşukuna kavu ş acak , murad hasıl olacaktı. Bizimkinin arkadaşı sevinçten ağlıyordu. Soru ve cevap sanki bu soru sorulsun, cevabı verilsin diye yaratılmıştı. Sessizlik ilk defa bağırmak, haykırmak istiyordu ve bütün gözler genç adamdaydı.
Usulca doğruldu oturduğu yerden, etrafını şöyle bir süzdükten sonra, gözlerini padişahın gözlerine dikti, sarhoş gibiydi. Kendinden emin bir ifadeyle:
- Hayır , dedi, kızınızı istemiyorum.
Birden ortalığı bir sessizlik kaplayıverdi. Padişah mahzundu, halk hayret içindeydi, vezirler şaşkınlıkla birbirine bakıyor, bilge tebessüm ediyordu. Aşık çobanın genç arkadaşı yaşlı gözlerini silip, birden ileri atılarak bozdu sessizliği. Dostunun yanına geldi, kulağına eğilip:
- Sen ne yapıyorsun, dedi, kırk gündür bu çileyi ne diye çektin sen, neyi reddettiğinin farkında mısın?
Güldü aşık çoban gözleriyle ihtiyar bilgeyi arayarak:
- A dostum, dedi, ben kırk gün padişahın kızı için Allah dedim, Allah padişahla vezirlerini ayağıma getirdi. Ya bir de Allah için Allah deseydim…
Logged

[TRIKE]elvi boylum al yazmalım ...
14 Ekim 2008, 22:17:30
ülkü
Ülkü Coşkun
Aktif Üye
**

Aldığı Alkış: 50 
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 126
Nerden: İstanbul

Offline
« Yanıtla #1 :»
Bu mesajı alıntı ile cevapla

Çok güzel bir hikaye, teşekkürler.
Logged

Şimdi birlik zamanı... | yakupoglan.com
15 Ekim 2008, 14:59:35
S€RS€R!
aydın aktaş
Aktif Üye
****

Aldığı Alkış: 227 

Mesaj Sayısı: 1207
Nerden: yakupoğlan
yakupoğlan yerel temsilcisi


Offline
« Yanıtla #2 :»
Bu mesajı alıntı ile cevapla

aslanhan çok güzel eline ağzına yüreğine sağlık kardeşim
Logged

B4Z€N K4Z߀TM€K K4Z4NM4KT4N !Y!D!R...!!!S€N!N G!ß!S!N! K4Z4NM4KT4NS4 K4Y߀TM€Y! T€RC!H €D€R!M...!!!
15 Ekim 2008, 22:06:07
SiVaS KıZı
HÜSNA ÖZTÜRK
Aktif Üye
**

Aldığı Alkış: 28 

Mesaj Sayısı: 124
Nerden: esenler\istanbul

Offline
« Yanıtla #3 :»
Bu mesajı alıntı ile cevapla

çok güzel bir hikaye paylaşım için teşekürler aslanhan
Logged

...
15 Ekim 2008, 22:15:33
şamiller
Aktif Üye
*

Aldığı Alkış: 53 

Mesaj Sayısı: 60
Nerden:

Offline
« Yanıtla #4 :»
Bu mesajı alıntı ile cevapla

çok güzel.hikaye yazmışsın kardeşim ellerine sağlık devamını beklerim
Logged
16 Ekim 2008, 15:27:43
oğuz
Oğuz Aktaş
Aktif Üye
***

Aldığı Alkış: 163 

Mesaj Sayısı: 670
Nerden: Rize

Offline
« Yanıtla #5 :»
Bu mesajı alıntı ile cevapla

harun yine döktürmüşün eline sağlık...
Logged

Şimdi birlik zamanı... | yakupoglan.com
16 Ekim 2008, 23:51:27
&&
Aysel Öztürk
Aktif Üye
**

Aldığı Alkış: 66 

Mesaj Sayısı: 335
Nerden: Sivas - Merkez
:)


Offline
« Yanıtla #6 :»
Bu mesajı alıntı ile cevapla

Paylaşım için teşekkürler..
Logged

YaLnız Yaqmur Yagdığında Séwiyorum ßu Şehrin InsanLarını..
Herkésin Yüzü Gözü IsLak ßaşLarı Egik..
ßenim H£p oLdugum GiBi... <!-- /
25 Ekim 2009, 23:38:16
aslanhan
aslanhan
Aktif Üye
**

Aldığı Alkış: 202 

Mesaj Sayısı: 392
Nerden:
Bugün belki yaşayacan son gün bunu düşün...


Offline
« Yanıtla #7 :»
Bu mesajı alıntı ile cevapla

Her zaman paylaşırızda sitede kimse kalmadı sanki..
Logged

[TRIKE]elvi boylum al yazmalım ...
27 Ekim 2009, 15:27:21
höf
Pasif/Yeni Üye


Aldığı Alkış: 1 
Avatar Yok

Mesaj Sayısı: 11
Nerden:

Offline
« Yanıtla #8 :»
Bu mesajı alıntı ile cevapla

aslanhan cok uzun yazmısın ya okuyamadım k. bakma ,,,
Logged
27 Ekim 2009, 15:36:55
feramuz çam
Emekli Mod.
Aktif Üye
****

Aldığı Alkış: 161 

Mesaj Sayısı: 1970
Nerden: yakupoğlan
sevgi ve kardeşliğe


Offline
« Yanıtla #9 :»
Bu mesajı alıntı ile cevapla

güzel bir konu ve hikaye mevla ecrini versin,şu sözü hatırlattı allahı bulan neyi kaybede allahı kaybeden neyi bulur.

(Her zaman paylaşırızda sitede kimse kalmadı sanki..) bu mesajına gelince karınca misali sabırla devam etmek lazım birgün mutlaka karşılığı verielcektir.
Logged

[IMG]http:imgca[trIKE]h4.image[trIKE]hack.u[trIKE]img72458y1pkp632cf[trIKE]kryqwacqwikofn2.gif[img]
27 Ekim 2009, 16:37:45
aslanhan
aslanhan
Aktif Üye
**

Aldığı Alkış: 202 

Mesaj Sayısı: 392
Nerden:
Bugün belki yaşayacan son gün bunu düşün...


Offline
« Yanıtla #10 :»
Bu mesajı alıntı ile cevapla

Ya bir karşılık beklemeyoruzda yani en azından birilerine fayda olsunda böf sana gelince tabiki sabır gerekli bende ilk önce okumakta zorlandım ama sonradan okuyunca ne kadar güzel olduğunu anladım ve paylaştım bence sende okuyabilmelisin sabretmelisin.
Logged

[TRIKE]elvi boylum al yazmalım ...
28 Ekim 2009, 15:11:41
Hüseyin BAL
Aktif Üye
**

Aldığı Alkış: 65 

Mesaj Sayısı: 395
Nerden: Sivas ovası/Alperenler yuvası
ѕєηι ѕєνιуσяυм ѕєνιℓмєує ∂єğєяѕιη


Offline
« Yanıtla #11 :»
Bu mesajı alıntı ile cevapla

bncede çok uzun ama ben daha önce bunu samanyolu haberde Asım yıldırımın ağzından dinlemiştim...

Ama yinede bunu paylaşman çok güzel...

Teşşekkürler.....
Logged

Günde 5 vakit namaz iyi gelir...TABiİ KILARSAN!!!![/HIGHL
12 Aralık 2009, 11:31:24
aslanhan
aslanhan
Aktif Üye
**

Aldığı Alkış: 202 

Mesaj Sayısı: 392
Nerden:
Bugün belki yaşayacan son gün bunu düşün...


Offline
« Yanıtla #12 :»
Bu mesajı alıntı ile cevapla

Arkadaşlar kısaca bu hikaye gerçekten birini istiyorsanız ona ulaşmanız mucize değil mümkün yeterki allahtan istemesini bilin ve mücadele edin sonuna kadar herşeyde böle okumakdada iş sahip olmaktada yeterki inanalım ve sabredelim.
Logged

[TRIKE]elvi boylum al yazmalım ...
28 Ağustos 2016, 09:23:00
maxim#Prihodko
Ziyaretçi
« Yanıtla #13 :»
Bu mesajı alıntı ile cevapla

> >Gazi Зiftliрinde dolaюэp hava alэrken oldukзa yaюlэ bir kadэna
> >>rasladэk. Atatьrk attan inerek bu ihiyar kadэnэn yanэna sokuldu.
> >>
> >>- Merhaba nine
> >>
> >>Kadэn Atanэn yьzьne bakarak hafif bir sesle;
> >>
> >>- Merhaba dedi.
> >>
> >>- Nereden gelip nereye gidiyorsun? Kadэn юцyle bir duralayэp,
> >>
> >>- Neden sordun ki, dedi. Buralarэn sabэsэ mэsэn? Yoksa
bekзisi mi?
> >>
> >>Paюa gьlьmsedi.
> >>
> >>- Ne sahibiyim ne de bekзisiyim nine. Bu topraklar Tьrk
milletinin malэdэr. Buranэn bekзisi de Tьrk milletinin kendisidir. Юimdi
> >>nereden
> >gelip
> >>nereye gittiрini sцyleyecek misin? Kadэn baюэnэ salladэ.
> >>
> >>- Tabii sцyleyeceрim, ben Sincanэn kцylerindenim bey, otun
gьз bittiрi, atэn geз yetiюdiрi kavruk kцylerinden birindeyim. Bizim mэhtar
> >
> >>bana bilet aldэ trene bindirdi, kodum Angaraya geldim.
> >>
> >>- Muhtar niзin Ankaraya gцnderdi seni?
> >>
> >>- Gazi Paюamэzэ gцrmem iзin. Baюэnэ pek aрrэttэm da.... Benim
iki oрlum gavur harbinde юehit dьюtь. Memleketi gavurdan kurtaran
> >>kiюiyi bir kez gцrmeden цlmeyeyim diye hep dua ettim durdum.
> >>Rьyalarэma girdi Gazi Paюa. Bende gьn demeyip mэhtara
anlatэnca, o da bana bilet alэverip
> >saldэ
> >>Angaraya, giceleyin geldimdi. Yolu neyi de bilemediрimden
iюte aрюamdan belli bцyle kendimi ordan oraya vurup duruyom bey.
> >>
> >>- Senin Gazi Paюadan baюka bir isteрin var mэ? Kadэnэ birden
yьzь sertleюti.
> >>
> >>- Tцvbe de bey, tцvbe de Daha ne isteyebilirim ki... O bizim
> >>vatanэmэzэ gurtardэ. Bizi dьюmanэn elinden kurtardэ.
Юehitlerimizin mezarlarэnэ onlara зiрnetmedi daha ne isteyebilirim ondan?
Onun sayesinde юimdi istediрimiz gibi yaюэyoruz. Юunun bunun gavur
> >>dцlьnьn kцpeрi olmaktan
> >onun
> >>sayesinde kurtulmadэk mэ? Buralara bir defa yьzьnь gцrmek,
ona saрol paюam Demek iзin dьюtьm. Onu gцrmeden цlьrsem gцzlerim aзэk
gidecek.
> >Sen
> >>efendi bir adama benziyon, bana bir yardэm ediver de Gazi
Paюayэ bulacaрэm yeri deyiver. Atatьrkьn gцzleri dolu dolu olmuюtu, зok
duygulandэрэ her halinden belliydi. Bana dцnerek,
> >>
> >>- Gцrьyorsun ya Gцkзen, iюte bu bizim insanэmэzdэr... Benim
kцylьm, benim vefalэ Tьrk anamdэr bu. Attan indim. Yaюlэ kadэnэn elini
tuttum anacэрэm dedim, sen gцkte aradэрэnэ yerde buldun, rьyalarэnэ
sьsleyen,
> >seni
> >>buralara kadar koюturan Gazi Paюa yani Atatьrk iюte karюэnda
> >>duruyor.
> >>
> >>Kцylь kadэn bu sцzleri duyunca юaюkэna dцndь. Elindeki
deрneрi yere fэrlatэp, Atatьrkьn ellerine sarэldэ. Gцrьlecek bir
manzaraydэ bu.
> >Эkisi
> >>de aрlэyordu. Эki Tьrk insanэ biri kurtarэcэ, biri
kurtarэlan, ana oрul gibi sarmaю dolaю aрlэyorlardэ. Yaюlэ kadэn belki on
defa цptь atanэn ellerini. Ata da onun ellerini цptь. Sonra heybesinden
kьзьk bir paket зэkarttэ. Daha doрrusu beze sarэlmэю bir kцy peyniri. Bunu
Atatьrke uzattэ;
> >>
> >>- Tek ineрimim sьtьnden kendi ellerimle yaptэm Gazi Paюa,
bunu sana hediye getirdim. Seversen gene yapэp getiririm.
> >>
> >>Paюa hemen orada bezi aзэp peyniri yedi. Зok beрendiрini
sцyledi.
> >>
> >>Sonra birlikte kцюke kadar gittik. Oradakilere юu emri verdi;
> >>
> >>"Bu anamэzэ alэn burada iki gьn konuk edin. Sonra kцyьne
gцtьrьn. Giderken de kendisine ьз inek verin benim armaрanэm olsun.

Забота о своем здоровье актуальна для всех людей с интернет аптекой Тяньши. Чтобы организм правильно функционировал ему необходимо около 600 различных видов минералов и микроэлементов. Обычный рацион питания не позволяет снабжать разные органы, ткани и системы необходимыми веществами, что приводит к постепенному ослаблению их функций и ухудшению состояния. Интернет аптека Тяньши http://tiens.center вы найдете все необходимые витамины для взрослых и детей.
Так же в нашей аптеке Вы найдете:
Витаминно минеральный комплекс БАДы   Витаминно минеральный комплекс БАДы
Оздоровительные приборы   Оздоровительные приборы
Косметические средства   Косметические средства
Товары для дома   Товары для дома
Средства личной гигиены   Средства личной гигиены
Товары для комфортного сна   Товары для комфортного сна
Logged
Sayfa: 1   Yukarı git
  Yanıtla  |  Arkadaşıma Gönder  |  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

+ Hızlı Cevap
Hızlı cevap'ı kullanarak hemen mesaj gönderebilirsin. Gülümseme ve kod kullanabilirsiniz.
KalınİtalikAltını ÇizÜstü Çizgili|Işıldayan YazıGölgeli YazıKayan Yazı|Formatlı YazıSola DayalıOrtalanmışSağa Dayalı|Yatay Çizgi|Yazı Tipi BüyüklüğüYazı Tipi
Resim EkleSite Adresi EkleE-Posta Adresi EkleFTP Adresi Ekle|Tablo EkleTabloya Satır EkleTabloya Sütun Ekle|Üst YazıAlt YazıDaktilo tarzı yazı|Kod EkleAlıntı Ekle|Liste Ekle
Gülümseme Göz kırpan Kahkaha Sırıtan Kızgın Üzgün Şaşırmış Karizmatik Ney Masum Dil çıkaran Utandım Sustum Kararsız Öpücük Ağlayan
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006, Simple Machines
TinyPortal v0.9.8 © Bloc
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!


YAKUPOGLAN.COM İletişim e-mail & msn: admin@yakupoglan.com
yakupoğlan, yakuboğlan, yakuboglan, yakupoğlan köyü, yakupoğlan beldesi, yakupoglan, sivas yakupoğlan beldesi, yakupoglan köyü, sivas yakupoğlan, sivas yıldız dağı, yıldızdağı, karapınar, yakupoğlanlı, yakupoğlanlılar, yakupoğlanlıların buluşma yeri, yakupoğlan sitesi, yağboğlan, yabolan, yakupoğlan forum, öztürk, aktaş, karataş, yakupoğlanı tanıyalım, yakupoğlanca konuşmalar, yakupoğlanca isimler, yakupoğlanca kelimeler